Fransız Mutfağı... hmm, şahsen övüldüğü kadar güzel olduğunu düşünmüyorum. Evet bir çok krema, pasta yapımı Fransızlar tarafından keşfedilmiş, başlı başına bir creme brulee bile Fransız Mutfağından nefret etmeme etkendir. Bu öncü yöntemleri geliştirmiş olduğu halde, çok gereksiz tarfiler ve yemeklerde barındırıyor. Özellikle tuzlu yemeklerinden hiç haz etmiyorum. Mesela et jolesi bence çok gereksiz bir icat. Ne kadar beğeniliyor olsada bir Türk insanının yiyeceği bir yemek olamaz. Eti mangalda pişirmek varken ya da suyuna pilav yapmak dururken jolesini neden yiyeyim.Her neyse konu dışına çıkmayalım. Konumuz Fransız Mutfağını ilah olarak gösteren bir Amerikan filmi. Son zamanlarda farkında mısınız bilmiyorum ama Amerikan sinema sektörü çok düşüşte. İki elin parmaklarını geçmeyecek kadar iyi yönetmen kaldığına inanmaya başlıyorum. Bir kaç başarılı kişilerde kalmadığı taktirde Hollywood çökme tehlikesi altında. Reklam ve pazarlamaya o kadar para harcıyorlar ki, hasılat ancak bu giderleri karşılayacak duruma geliyor. Gerçi çok reklamı yapılan filmde illa yüksek hasılat yapıyor. Film ne kadar kötü olursa olsun yine de para yapıyor. Durumun bir de ev sineması kısmı var ki, ordan gelen gelir de göz ardı edilemez. Ben kaç tane film biliyorum, sinemada beklenildiği gibi hasılat yapamamış olduğu halde, DVD satışlarının yüksek olmasından sebep devam filmini çekildiğini.
Yine konudan saptık dimi :) Tamam bu sefer filme dönüyorum yazı çok uzun olmasın diye kısa kesicem, gerçi çok da anlatılacak birşey yok. Filmimizde günmüzde yaşayan Julie, 30 yaşında evli bir Amerikalı. 1940 yıllarında yaşamış olan Julia ise Fransa'da yaşayan bir Amerikalı. Julia Fransız Yemeklerine olan aşkı sebebi ile Le Cordon Blue yemek okuluna giriyor. Mezun olduktan sonra bir kaç arkadaşı ile İngilizce dilinde Fransız Mutfağı yemek tarifi kitabı yazmak istiyor. Filmde Julia'nın yemek kitabını yazma aşamasını ve yayınlamasını sağlama çabasını izliyoruz.
Julie ise monoton hayatından sıkılmış ve hayatına yenilik katmak isteyen biri. Yemek yapmaktan çok zevk alan Julie, eski yemek kitabı yazarı Julia'nın büyük bir hayranı. Eşininde teşfiki üzerine Julie, bir blog yazmaya karar veriyor. Julia'nın yemek tarifi kitabında bulunan 546 adet tarifin tümünü yapmayı hedefliyor ve blogunda da yaptığı tarifleri anlatıyor. Bir yıl boyunca yani 365 gün için 546 adet yemek yapmasını gerektiren bir maratona başlıyor. Film Julie'nin kitaptaki tüm tarifleri denerken yaşadıklarını ve blog yazılarının onu nereye getirdiğini konu alıyor.
İzlerken çok zevk aldığımı söylemek istiyorum. Bir de yine klişe Fransız Mutfağını övme girişimleri olmasaydı tadından yenmezdi ama çok nadir de olsa bazı sahnelerde gözlerimi devirmek durumunda kaldım.
İzlemenizi tavisye ederim, biraz neşelenmek için iyi bir tercih olabilir.
Bon Apetit
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder