Nicholas Cage'in oyunculuğuna bir sefer daha hayran kaldım. Yüzüne bu kadar aşina olduğumuz halde oynadığı karakterin içine kendini yerleştirebiliyor ve dışına da çıkmıyor. Hangi filmede parmağı varsa filmi izlerim, ve illa filmlerinin güzel bir yanı vardır.
Kokain bağımlısı, kafası sürekli bulanık dolaşan yetkili bir polis memurunu canlandıran Nicholas Cage ve fahişe sevgilisi Eva Mendes (ikili güzel). Polis memurumuz, bir dikkatsizlik sonucu sırtını incitiyor ve sakat kalıyor ama onun bu hali işinlerini aksatmıyor. Sadece hafif aksak ve yamuk yürüyor. Cage'in oyunculuğunda en çok dikkatimi çeken şey arabadan inerken ki anormalliği. Anormallik derken absürt ve sıradışı bir olaydan bahsetmiyorum. İnce bir detay belki ama sırtını bükmeden araban iniyor. Tamam çoğu oyuncu aynısı yapar ama Cage bunu sizin gözünüze gözünüze sokmuyor. Sakat sırtının getirdiği bozuklukları vurgulamaya çalışmadan, oynuyor olması benim oyunculuğunu takdir etmemi sağladı. Bu sebeple Cage için 'canlandırmak' kelimesi bence yetersiz kalıyor, 'bürünmek' yaptığı iş için çok daha tanımlayıcı bir kelime.
Her saniye kokain arayan havai polisimiz filmin başından beri aradığı katili, filmin sonunda buluyor. İçtiği o kadar kokaine rağmen katili nasıl buldu ve yakaladı bilemiyorum. Konuyu aşağılamak için söylemedim sadece gerçekten karakterin durumunu göz önünde bulundurursak etkileyici bir sonuç. Katilin yakalanmasında ki büyük etken, onun sürekli kafası iyi dolaştığının farkında olan polis arkadaşı Val Kilmer'dır. Katilin izini süren Cage, kelepçeyi takan Kilmer oluyor. Seviyeli bir çalışma ortamı.
Şahsen konunun çok mükemmel olduğunu düşünmüyorum. Daha etkili senaryoları olan polisiye filmler izledim. Polisiye sevdiğiniz bir tür ise ya da ben sadece oyunculuğu izleyeceğim derseniz, izleyebilirsiniz. Çok zevkli bir film olduğunuda söyleyemeyeceğim.
İyi oyunculuk, sıradan senaryo için iyi bir seçim.
Sevgiler

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder