Bilgisayar Bilimleri mezunu olarak yazıyorum bu yazıyı. Evet güzel bir haber. Sonunda bitti üniversite. Toplam 6 senemi harcadığım üniversite hayatımda sevinçten çok sıkıntı ve üzüntü yaşadım. Bunu rahatça söyleyebilirim Biten, geçen, atlatılan dertleri daha fazla hatırlamak istemiyorum...
Geçtiğimiz hafta alacakaranlık efsanesinin son filmini -tabi ki- ilk günü izledim. Film hakkında sadece bir kaç kelime söylemek istiyorum. 2 saat yetmiyoooor :). Kitaptan kopulmadan işlenmesi, biz hayranlarını mest ediyor. Tabi kitapta ki çok çok ve çok (3 tane) duygulu, anlamlı ve dört gözle beklediğim sahnenin yeteri kadar tatmin edici olması da filme olan sempatimi katladı. Tamam alacakaranlık için bu kadar yeter. Bu filmi geride bıraktığımıza göre vizyona girmesini yine alacakaranlık kadar hevesle beklediğimiz bir diğer kitap uyarlaması Harry Potter.
Çok klişe ve popular kitapları seviyorum belki ama fantastik uyarlamaları seviyor olmam suç mu?? İsminin hiç yaygın olmadığı bir dolu ayrı fantastik kitabı da hayranlıkla okuyorum ama bir çoğunun filmini yapmıyorlar. Bu sebeple filmi yapılanları burda konuşuyorum. Birazda olsun fikir sahibi olunan konuları ele almaya çalışıyorum.
Kendimi nasılda zeytinyağı gibi üste çıkardım ama :)
Bizim velet Harry hala büyük kötüyü öldürme peşinde. Son kitap Deathly Hallows (Türkçe çevirisi çok berbat Ölüm Yadigarları ??? bu kadar kötü bi çeviri olamaz heralde) iki ayrı film olarak vizyona girecek. İlki 2010 un son aylarında, ikincisi ise 2011 in yazı girecek. Harry Potter serilerini başından beri takip ediyorsanız eğer filmlerin gittikçe karardığını görebilirsiniz. Evet kararıyor ve ilerlediği her bölümde birazcık daha cocuk romanı ve ya filmi olmaktan dışarı çıkıyor. Özellikle bu değişimi 4. ve 5. filmler arasında görebilirsiniz. Voldemort (Lord büyük kötü) yeniden bedenlenmesinden itibaren ortam iyice kararıyor. Aslında konun bu şekilde ilerlemesi çok mantıklı çünkü Voldemort oldukça kötülük güç kazanıyor ve atmosferde kararmaya başlıyor. Kitaplarda filmler kadar belirgin bir karanlık söz konusu yok tabiki ama sinemada görsel olarak karanlık durumu anlatmak için filmi karartmanız gerekir diye düşünüyorum. Korku unsurları da bu duruma paralel olarak artıyor. Zannediyorum ki son iki film artık cocukların aile bireyleri olmadan izlenmesine izin verilmemesi gerekecek.
Yazmamı engelleyecek en büyük unsurum bittiğine görei yazılarım devam edecek...
hepinizi seviyorum


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder