28.12.2009

Hunger Games


Çoğu zaman olduğu gibi kitapçıda yeni çıkan kitaplar bölümünde dişime uygun bir kitap arıyorum. Tarihsel roman, polisiye, korku, antoloji türünde bir sürü kitabın içinden en fantastiğini bulmaya çalışıyorum. Bir kaç kitabı elime alıyorum. Öncelikle ön kapak resmi sonra arka kapak yazısı eğer ilgimi çekerse, kabaca kitabın ilk sayfalarını gözden geçiriyorum. 
Siyah kapaklı ve üzerinde altın renginde bir kuş figürü olan, yazarını hiç duymadığım kitabı elime alıp arka kapağını okuyorum. 
Arka kapak yazısını özetleyecek olursam:
Panem ulusu denilen bir yerleşim vardır. Bu yerleşim Capitol tarafından yönetilen ce ayrıca 13 tane daha bölgeden oluşan bir yerleşimdir. Bu 13 yerleşim, Capitol'de her sene yapılan Açlık Oyunlar'ına katılmak zorundadır. Her bölge yaşları 12 ve ya 18 arasında değişen bir erkek ve bir de kız çocuğunu oyunlara göndermek durumundadır. Açlık Oyunları TV'den canlı yayınlanan ve ölümüne yapılan bir yarışmadır.
Evet, arka kapak yazısı beni az da olsa tatmin etti. Bir de yine arka kapakta yazan kitap hakkında verilen görüşleri okuyorum:
Stephenie Meyer: Hikayesi beni birçok gece uykusuz bıraktı çünkü bitirdiğimde bile, yatakta bu kitabı düşünmeye devam ettim. 
Stephen King: Elimden bir türlü bırakamadım... Bağımlısı oldum.
Hımmm.... Kitaba olan sempatim artmaya başlıyor. Birde bizim Türk insanına soralım bakalım o ne düşünüyor. Bana en yakın durun mağaza görevlisine soruyorum;
-"Pardon, bu kitabı okudunuz mu?"
M.G -"Hayır efendim okumadım yalnız kitabın elimizde kalan son kopyası bu. Tekrar tekrar kitabı getiriyoruz ve satılıyor."
-"Demek ki tutulan bir kitap."
M.G.-"Evet, kitabı bitiren, serinin ikinci kitabını almaya tekrar geliyor. İşte şu da serinin ikinci kitabı. Yeni çıktı."
-"Madem bu kadar beğeniliyor, bende bir okuyayım."
-"Siz bunu alıcaksanız benim tekrar bir kopya daha getirtmem gerekecek."
Demek o kadar beğeniliyor. Kasaya doğru yürürken kitabın ilk sayfasına göz gezdiriyorum. 
İnanmıyorum... 2009 senesi boyunca kitabın basımı tam 5 kere tekrarlanmış. Daha önce bir sene içinde bu kadar çok basımı tekrarlanan bir kitap görmemiştim. Artık kesin bir karar ile kitabı alıyorum. Kitap kötü çıksa bile en azından okumuş ve beğenmemiş olurum.
Kitabı aldığım gece okumaya başlıyorum. 
4 gece sonra kitap bittiyor ve ben mağzadaki çocuğun dediği gibi ikincisini almaya gidiyorum.


Kitabı okumanızı tavsiye eder miyim? Kesinlikle Evet.


Kitabın konusu hakkında yazmak istemiyorum çünkü benim burda anlatmam yeterli olmayacaktır. Tüm hikayeyi 3 4 paragrafa sığdıramıyorum. Kabaca bile anlatamıyorum çünkü kitabın tamamı Açlık Oyunları'nı anlatıyor ve oyunun her ayrıntısını burda anlatmam uygun olmaz . En azından okuyacak olana haksızlık olur. Sizi meraklandırdıysam ne ala, hemen bir kopyası edinip okuyun ve beraberce tartışalım.

Açlık Oyunları başlasın!

Hiç yorum yok: